İnsan Doğruyu Bildiği Hâlde Neye Yenilir?
İnsan çoğu zaman neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmeden hata yapmaz.
Asıl mesele, bildiği hâlde neden yanlışta ısrar ettiğidir.
Danışmanlık çalışmalarımda ve yıllardır gözlemlediğim şey şu:
İnsan en çok bilgisizliğine değil, zanlarına yenilir.
Zan; bilginin yokluğu değildir.
Zan, bilginin üzerinin korku, alışkanlık ve konforla örtülmüş hâlidir. Gerçek, hazır olana görünür; zan, korkana sığınak olur.
Beyin, doğrulukla değil güvenlik algısıyla çalışır.
Bir düşünce doğru olabilir; ama eğer tehditkâr geliyorsa beyin onu reddeder.
Yanlış bir düşünce ise tanıdıksa, alışılmışsa, “bizi şimdiye kadar idare ettiyse” korunur.
Bu yüzden insan bazen açıkça yanlış olanı savunur.
Çünkü o yanlış, tanıdıktır.
Doğru ise bilinmez bir yoldur.
Zan Neden Bu Kadar Güçlüdür?
Zan, zihnin belirsizlikle baş etme biçimidir.
Beyin belirsizliği sevmez; çünkü belirsizlik, kontrol kaybı demektir.
Kontrol kaybı ise sinir sistemi için tehdittir.
Bu noktada beyin şunu yapar:
Eksik bilgiyi, varsayımlarla tamamlar.
Ve bu varsayımlar zamanla hakikat gibi hissedilmeye başlar.
Nörobilim bunu açıkça ortaya koyar:
Tekrarlanan düşünceler, sinir yollarını güçlendirir.
Yani bir zan, yeterince tekrar edildiğinde beyinde gerçekmiş gibi kodlanır.
İnsan artık “öyle sandığı” için değil,
“öyle hissettiği” için o yolda yürür.
İşte zanların ele geçirme gücü buradan gelir.
Aslında Hayatta İki Yol Vardır
Bütün karmaşanın, belirsizliğin, gri alanların içinde bile hayat iki temel yol sunar:
• Farkındalıkla ilerlemek
• Alışkanlıkla sürüklenmek
Birincisi cesaret ister.
İkincisi konfor.
Birincisi yüzleşme gerektirir. İkincisi zanlarla yaşamayı. İnsan çoğu zaman yanlış olduğu için değil, yüzleşmeye hazır olmadığı için yanlışta kalır.
Çünkü doğru, değişim ister.
Yanlış ise kalmayı.
Peki Çıkış Nerede?
Çıkış, düşünceyle kavga etmekte değil;
düşünceyi izleyebilmeyi öğrenmekte başlar. Farkındalık dediğimiz şey tam olarak budur:
Düşünceye inanmak değil, onu fark etmek. Nöroplastisite bize umut verir.
Beyin sabit değildir. Yeni farkındalıklar, yeni sinir yolları oluşturur.
Ama bunun bir şartı vardır:
Otomatik pilotu durdurmak.
Zanla değil, bilinçli seçimle hareket etmek. İnsan doğruyu bildiği hâlde yanlışa düşüyorsa,
mesele bilgi eksikliği değil; cesaret eksikliğidir. Çünkü doğru, insanı dönüştürür.
Zan ise olduğu yerde tutar. Ve belki de en temel soru şudur: Bugün beni yöneten şey, bildiğim gerçek mi… yoksa korkuyla ürettiğim bir zan mı?
YANLIŞ BİLİNMEZ; SEÇİLİR
İletişim Uzmanı Aslı Ekici
Yorumlar
Trend Haberler
Aydın Denizli karayolu trafiğe kapatıldı
CHP Aydın Milletvekili Tezcan'dan istifa kararı!
İzmir merkezli skandalın Aydın ayağı ortaya çıktı!
Aydın’da alarm! O ilçeler için kuvvetli yağış uyarısı
Söke’deki vahşette kahreden detay!
KADES çağrısına müdahale için gitmişti: Aydın’a şehit ateşi düştü!
Reklam