Zengin ve yakışıklı bir aristokrat olarak fakir halkın nasıl yaşadığını gözlemlemek için zaman zaman minibüse biner, kahvehanelerde otururum.
Fakir halkı anlamaya çalışırım.
Bana göre ülkenin en büyük ekonomistleri fakirler.
Çalışanı 22 bin, emeklisi 16 bin lira maaş alıp, nasıl 20 bin lira kira ödeyip, nasıl çocuk okutup, nasıl torunlarına harçlık verip, nasıl pazara markete gittiklerine aklım ermiyor.
İnanılmaz bir ekonomi yönetimi.
*
Röpteşambırımı giyip, taze sıkılmış portakal suyumu yudumlarken de hep bu ekonomi yönetimini düşünüyorum.
*
Yine böyle derin düşüncelere daldığım bir gün Kuşadası Belediyesi’nden aradılar.
Başkan seçildiği günden bu yana basının karşısına çıkmaktan çekinmeyen, hiçbir soruya sansür uygulamayan Ömer Günel’in 17’nci kez geniş katılımlı basın toplantısı yapacağını söyleyerek davet ettiler.
*
Toplantının ana konusu ‘İnsan Ömer Günel’ olarak belirlenmiş.
Benim de ilk kez gittiğim Ada Camping’de yapılacağı, isteyenlerinin çadırda konaklayacağı bilgisi de verildi.
“Yok ben konaklamam, oralarda röpteşabırımı giyip dolanamam” dedim.
*
Kuşadası yolunda meydana gelen çökme nedeniyle biraz dolambaçlı yollardan da olsa sonunda ulaştık Ada Camping’e.
Vizyonunu daima takdir ettiğim Ömer Günel, bir basın toplantısında yine eleştirilecek bir açık bırakmamış.
*
Siyaset dışında İnsan Ömer Günel’i anlamaya çalıştım.
*
Kimi insanlar vardır, bir makamdan çok daha fazlasını temsil ederler.
Ömer Günel, yalnızca Kuşadası’nın belediye başkanı değil, bir doğasever, hayvan dostu, motosiklet tutkunu, sivil toplum neferi olarak çıktı karşımıza.
*
Kuşadası turizmine kazandırdığı Ada Camping’de konaklıyorsunuz.
Sabah deniz kenarında karavanının kapısını araladığınızda, karşılaştığınız ilk şey kamp ateşi değil, sade bir tebessüm olur.
O sade gülümsemede Ömer Günel’in samimiyeti ve yol arkadaşlarının emeği vardır.
*
11 yaşında başladığı motosiklet tutkusu onu insan yapan başka bir özelliğidir.
Rüzgârla konuşur, motorla dertleşir.
11 yaşında başlayan motosiklet yolculuğu, bugün onu yalnızca yolda değil, hayatın kıyısında da dengede tutar.
*
Hayvanlara gösterdiği ilgi yalnızca bir ‘görev’ değil, yaşamsal bir hassasiyetin ürünüdür.
Faytonları kaldıran, Haybullans’larla cankurtaran, barınaklara can veren bir başkandan bahsediyoruz. Onun belediyeciliği çöp toplamakla sınırlı değil, göz göze geldiği her canlının yaşam hakkına duyduğu saygıyla örülüdür.
*
Benim bir sabah rutinim var.
İnsan Ömer Günel’in de sabah rutini var.
Ben taze sıkılmış portakal suyu ve sosyal medya tercih ediyorum, o kahve ve iPad’inde sürekli takip ettiği gazetecilerin köşe yazılarını.
Ben güne sakin başlamayı seviyorum. Anladığım kadarıyla Ömer Günel de güne sakin başlayarak kaosa değil, çözüm üretmeye odaklı bir zihniyete sahip.
Benim yönetim anlayışım sert ama adildir.
Anladığım kadarıyla Ömer Günel’in de yönetim anlayışı sert ama adil, yoğun ama insani.
*
Benim en büyük eleştirmenim karım ve büyük kızım Öyküm’dür.
Ömer Günel’in de en büyük eleştirmeni eşi ve çocukları.
*
Kuşadası’nda bir belediye başkanı var.
Kuşadası’na liderlik ediyor Ömer Günel.
Sadık, vefalı, ekip arkadaşlarıyla uyumlu.
Çünkü yol arkadaşlarını yarı yolda bırakmayanlar, sonunda hem siyasette hem gönüllerde kazanır.
*
Hadi kalın sağlıcakla.
Ben şu 22 bin lira maaş alıp, geçinmeye çalışan fakirlerin ekonomi yönetme formüllerini çözmeye çalışmaya devam edeceğim.


GÜNÜN SÖZÜ:
“..bugün olacaksa bir şey, yarına kalmaz.. yarına kalacaksa bugün olmaz..”

GÜNÜN TESPİTİ:
“..eğri oturup, doğru konuşmayı bırakmışlar.. eğriyle oturup, doğruyu çekiştirmeye başlamışlar..”

BEN:
“..düştüğüm kuyular derin değildi aslında.. tutunduğum ipler ‘çürük’ çıktı..”

KADINLAR&ERKEKLER
“..erkekler ‘kıskanmayı’, kadınlar ‘utanmayı’ unuttu..”