Hayatta bazı şeyleri kontrol etmek isteriz. Ne zaman bir haber geleceğini... Bir ilişkinin nereye gittiğini... Yaptığımız bir işin sonucunu... İnsanların bizim hakkımızda ne düşündüğünü... Hatta bazen henüz yaşanmamış şeyleri bile zihnimizde defalarca yaşarız. Planlarız. Düşünürüz. İhtimalleri hesaplarız. Belki biraz daha düşünürsek, biraz daha kontrol edersek her şeyin yolunda gideceğine inanırız. Oysaki her şey kontrol edemediğimizi unuturuz. Ve tam da kontrol edemediğimiz şeylerle karşılaştığımızda, çoğu zaman zihnimizden önce bedenimiz tepki verir. Omuzlar yükselir. Çene sıkılır. Karın bölgesi gerilir. Ve bazen farkında bile olmadan... Nefesimizi tutarız.
Kontrol etme ihtiyacı çoğu zaman yalnızca her şeyin mükemmel olmasını istemek değildir. Bazen altında çok daha temel bir ihtiyaç vardır: Güvende hissetmek. Çünkü belirsizlik, sinir sistemi için her zaman kolay bir alan değildir. Ne olacağını bilmediğimizde zihnimiz ihtimaller üretmeye başlar. Geleceği çözmeye, insanları anlamaya, sonuçları tahmin etmeye çalışır. Ancak bir noktadan sonra kontrol etmek, bizi rahatlatmak yerine daha da yorabilir. Çünkü zihnimiz sürekli gelecekte yaşarken, bedenimiz hâlâ şu anda kalmaya çalışıyordur. İşte burada nefes bize çok basit ama güçlü bir şey hatırlatır:
Nefes sadece şu anda alınabilir. Dünkü nefesi bugün alamazsınız. Yarınki nefesi de bugünden kontrol edemezsiniz. Her nefes, yalnızca içinde bulunduğumuz ana aittir. Belki de bu yüzden nefes, kontrol etme ihtiyacının bırakabilmeyi kolaylaştıran en doğal öğretmenlerden biridir. Geleceği garanti etmez ama şu an burada olduğunuzu hatırlatır.
Bazen bırakamadığımız şey bir insan değildir. Bir sonuçtur. Bir ihtimaldir. Bir beklentidir. Bazen de henüz gerçekleşmemiş bir gelecektir. Ve bütün bunları kontrol etmeye çalışırken... Hayatın tam ortasında olduğumuzu, her şeyi çözmek zorunda olmadığımızı unutabiliriz. Her sorunun cevabını bugün bulamayacağımızı...
Belki de bu hafta kendimize verebileceğimiz en büyük izin şu olabilir: Her şeyi kontrol etmek zorunda değilim. Biraz durabilirim. Biraz bekleyebilirim. Ve hayatın, benim kontrolüm dışında da akabileceğine de güvenebilirim.