Danışanlarımdan en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Arkadaşım bu diyeti yaptı, çok zayıfladı. Bana da aynısını verir misiniz?” Bu cümle aslında çok masum. Çünkü çoğumuz kilo verme sürecini hâlâ basit bir matematik hesabı gibi görüyoruz: Az ye=kilo ver. Ama gerçek hayatta vücut, bir hesap makinesi gibi çalışmıyor. Çünkü her vücut aynı değil Aynı yaşta, aynı kiloda, hatta aynı cinsiyette iki kişi düşünelim. Aynı diyeti uygulasalar bile sonuçlar bambaşka olabilir. Bunun nedeni sadece irade ya da motivasyon değil.
•Bazal metabolizma hızı
•Hormon dengesi
•İnsülin yanıtı
•Bağırsak sağlığı
•Uyku düzeni
•Stres seviyesi
Tüm bunlar, vücudun yediğine verdiği cevabı tamamen değiştirir.
Uzun süredir düşük kalorili beslenen kişilerde vücut kendini korumaya alır. Metabolizma yavaşlar, yağ yakımı azalır, kilo verme durur. Bu noktada sorun çoğu zaman çok yemek değil, uzun süredir yanlış şekilde az yemektir. Aynı listeyi herkesin uygulaması, aynı ayakkabı numarasını herkese giydirmeye benzer. Birine tam olur, diğerinin canını yakar.
Kopya diyetler neden işe yaramaz?
Komşunun verdiği kilo, arkadaşın zayıflaması ya da sosyal medyada görülen “mucize listeler” başkasının vücuduna göre planlanmıştır. Senin yaşam düzenin, hormonların, geçmiş diyet öykün o listede yoktur. Bu yüzden biri için çok işe yarayan bir diyet, başka biri için yorgunluk, mutsuzluk ve bırakılan bir sürece dönüşebilir. Asıl soru şu olmalı: “En hızlı nasıl kilo veririm?” değil, “Vücudum benimle nasıl iş birliği yapar?”
Kilo vermek bir ceza süreci değil, vücudu anlamayı öğrendiğimiz bir süreçtir. Ve gerçek sürdürülebilir sonuçlar, kişiye özel yaklaşımla gelir. Unutmayın; Diyet kopyalanabilir ama sonuçlar asla kopyalanmaz. Sağlıklı günler dilerim!