Modern hayatın getirdiği en büyük yanılgılardan biri, beslenmeyi sadece kalori hesaplarından ve tabaktaki porsiyonların büyüklüğünden ibaret sanmaktır. Kişi, gün içinde son derece dengeli beslendiğini, kalori açığı yarattığını ama yine de kilo veremediğini veya kendini sürekli yorgun hissettiğini söylüyor. Tam bu noktada devreye, sirkadiyen beslenme giriyor. Yani; sadece “ne” yediğiniz değil, bunu “ne zaman"yediğiniz de sağlığınızın şifresini çözüyor.
Sirkadiyen Ritim
Vücudumuz, yaklaşık 24 saatlik bir döngüyü takip eden biyolojik bir saate sahiptir. Dünya kendi ekseni etrafında dönerken, ışık ve karanlık değişimine paralel olarak hormonlarımız, vücut ısımız ve en önemlisi metabolizmamız şekillenir. Sabah güneşin doğuşuyla birlikte uyanıklık hormonu olan kortizol zirve yapar; bu, vücudun enerji üretmeye ve metabolik olarak en aktif olmaya hazır olduğunun sinyalidir. Akşam karanlık çöktüğünde ise yerini melatonin hormonuna bırakır; bu da vücuda "Artık dinlenme ve yenilenme zamanı, sindirim sistemini kapat" mesajıdır.
Aynı kalori fakat farklı etki. Konuyu bir örnekle netleştirelim. Sabah saat 08.00’de yediğiniz 500 kalorilik bir öğün ile gece saat 23.00’te yediğiniz aynı 500 kalorilik öğün, vücudunuz tarafından asla aynı şekilde işlenmez. Sabah saatlerinde insülin duyarlılığımız daha yüksektir ve vücut, besinleri enerjiye dönüştürmede oldukça başarılıdır. Ancak gece geç saatlerde, metabolizma hızımız doğası gereği yavaşlar. Dinlenme moduna geçmiş bir vücuda ağır bir öğün yüklediğinizde, insülin direnci tetiklenir, sindirim problemleri baş gösterir ve o besinler enerjiye dönüşmek yerine doğrudan yağ deposuna gönderilir. Gece atıştırmalıklarının sabah uyandığınızda yarattığı o şişkinlik ve yorgunluk hissi tam olarak bu yüzdendir.
Sirkadiyen Ritme Uygun Beslenmek İçin 3 Altın Kural:
Biyolojik saatinizle savaşmayı bırakıp onunla uyum içinde yaşamak istiyorsanız, hayatınıza dahil edebileceğiniz birkaç küçük ama güçlü adım var:
Güne Erken ve Güçlü Bir Kahvaltıyla Başlayın: Metabolizmanın en verimli çalıştığı sabah saatlerini atlamayın. Güne kaliteli protein ve lif içeren bir kahvaltıyla başlamak, gün boyu kan şekeri dengenizi korumanın en iyi yoludur.
Güneşin Ritmini Takip Edin: En büyük ve enerjik öğününüzü günün ortasına, yani güneşin en tepede olduğu ve metabolizmanızın zirve yaptığı öğle saatlerine konumlandırın.
Akşam Mutfağı Erken Kapatın: Melatonin hormonunun salgılanmaya başladığı akşam saatlerinde sindirim sisteminizi yormayın. Akşam yemeğini hafif tutmak ve yatmadan en az 3-4 saat önce kalori alımını durdurmak, hem uyku kalitenizi artıracak hem de sabah daha dinç uyanmanızı sağlayacaktır.
Sağlıklı yaşam ve sürdürülebilir beslenme, vücudun doğal biyolojisine karşı gelerek değil, onunla iş birliği yaparak mümkündür. Bedeniniz kusursuz bir saat gibi işler. Ona doğru zamanda doğru yakıtı vermek, sadece kilo kontrolünü sağlamakla kalmaz; enerjinizi, uyku kalitenizi ve genel yaşam konforunuzu da yukarı taşır. Gelin bu hafta bir değişiklik yapın ve sadece tabağınıza değil, saatinize de odaklanın. Biyolojik saatiniz size teşekkür edecektir. Sağlıklı ve dengeli günler dilerim!
Sirkadiyen beslenme
Dyt. Selenay Özcan Doyran
Yorumlar
Trend Haberler
Aydın Denizli karayolu trafiğe kapatıldı
CHP Aydın Milletvekili Tezcan'dan istifa kararı!
İzmir merkezli skandalın Aydın ayağı ortaya çıktı!
Aydın’da alarm! O ilçeler için kuvvetli yağış uyarısı
Söke’deki vahşette kahreden detay!
KADES çağrısına müdahale için gitmişti: Aydın’a şehit ateşi düştü!
Reklam