Yaz mevsiminin tam ortasındayız. Termometrelerin rekor kırdığı bu temmuz günlerinde, sağlıklı yaşamın vazgeçilmezi olan egzersiz rutinimizi korumaya çalışırken vücudumuzun verdiği sinyallere her zamankinden daha fazla kulak kabartmamız gerekiyor.
İster açık havada tempolu bir yürüyüş yapın, ister salonda fitness veya pilates matının üzerinde ter dökün, bu sıcaklarda performansınızı ve en önemlisi sağlığınızı doğrudan etkileyen gizli kahraman elektrolit dengesidir.
Çoğumuz spor çantamızı hazırlarken yanımıza büyük bir şişe su almanın yeterli olduğunu düşünürüz. Ancak yoğun antrenmanlarda ve yüksek sıcaklıklarda durum sadece "su" formülünden biraz daha karmaşıktır. Çünkü terle sadece su kaybetmiyoruz.
Egzersiz yaparken yükselen vücut ısımızı dengelemek için terleriz. Terleme, vücudumuzun doğal klima sistemidir. Ancak ter dediğimiz sıvı sadece saf sudan oluşmaz; içinde sodyum, potasyum, magnezyum ve klor gibi hayati öneme sahip mineraller, yani elektrolitler barındırır. Eğer yoğun terlediğiniz bir antrenmanda vücudunuza sadece su takviyesi yaparsanız, kanınızdaki mineral konsantrasyonunu seyreltmiş olursunuz. Bu durum klinikte "hiponatremi" (kanda sodyum düşüklüğü) riskini doğurabileceği gibi, gündelik hayatta kendisini şu belirtilerle gösterir:
-Antrenman sırasında veya sonrasında aniden giren kas krampları,
-Geçmeyen bir halsizlik ve erken yorulma,
-Baş dönmesi ve odaklanma güçlüğü.
Egzersizin süresi ve şiddeti, ne içeceğinizi belirler.
-60 Dakikanın Altındaki Hafif Egzersizler: Eğer klimalı bir ortamda, 45-50 dakikalık orta tempolu bir pilates veya yürüyüş yapıyorsanız, gün genelinde beslenmeniz de dengeliyse, sadece su içmek sizin için yeterlidir.
-60 Dakikanın Üzerindeki Yoğun Antrenmanlar: Açık havada, yüksek nem ve sıcaklık altında yapılan veya 1 saati aşan yoğun egzersizlerde mutlaka sıvıya elektrolit eşlik etmelidir.
Sporcu içeceklerine mahkum değilsiniz; ev yapımı izotonik tarifi:
Piyasada satılan, rengarenk ve bol katkı maddeli sporcu içeceklerine yönelmek zorunda değilsiniz. Temiz içerikli ve çok daha ekonomik bir alternatifi evde kendiniz hazırlayabilirsiniz. Antrenman çantanıza ekleyebileceğiniz harika bir “doğal izotonik içecek.”
Malzemeler: 500 ml su, 1/2 çay bardağı taze sıkılmış limon veya portakal suyu (karbonhidrat ve potasyum için), 1 tatlı kaşığı ham bal, 1 çimdik kaya tuzu / deniz tuzu (sodyum kaybını karşılamak için).
Nasıl Tüketilmeli?: Antrenman boyunca küçük yudumlarla tüketerek hem sıvı hem de mineral dengenizi koruyabilirsiniz. Ayrıca gün içinde tüketeceğiniz 1 şişe doğal maden suyu da (içine limon sıkarak) harika bir magnezyum ve mineral takviyesidir.
Spor yaparken amacımız vücudumuzu yıpratmak değil, onu beslemek ve güçlendirmektir. Bu yaz kendinize bir iyilik yapın: Sadece susamayı beklemeyin, egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında sıvının yanına mineralleri de ekleyin. Sağlıklı, hareketli ve dengeli bir hafta dilerim!