Konu şu; Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde 11 yıldır temizlik işçisi olarak çalışan Uğur Şenses, sokakları süpürürken bulduğu bir deste parayı sahibine ulaştırdı.
Takside unutulan parayı müşteriyi bulup teslim etmek, dijital ortamda hesabına yanlışlıkla gönderilen parayı iade etmek günümüzde ahlâk, erdem ölçüsü sayılamaz. Çünkü önünde sonunda taksi şoförü ve hesap sahibi bulunur. İtibar kaybı ve faiziyle de ödedilir.
Temizlik işçisinin davranışı tam bir ahlâk âbidesi ve erdem hareketidir.
Kimsenin görmediği ortamda parayı cebine atma imkânı varken, seçimi vicdanıyla yapmasına saygı duyarım.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, bu işçiyi ödüllendirecektir, eminim.
Her insanın yapması gerekeni yapmış olsa da bu davranış çok kıymetlidir.
“Neo-klasik ekonomi düşüncesinden epistomolojik bir kopuşu temsil eden heterodoks yaklaşım giderek ön plana çıkan davranışsal ekonomi ve nöro ekonomiyle daha fazla önem kazanmaktadır” düşüncenin hâkim olduğu bir dönemde daha değerlidir.
Tırnak içindeki anlamlı sözü hatırladınız değil mi?

DİKOTOMİ YA DA ZİHİNSEL BÖLÜNME

Eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez’in bir makalesini okudum geçenlerde… Durun kafanızı karıştırmayacağım ama izninizle “dikotomi” terminojisini kullanacağım ve nedeniyle birlikte kısaca açıklayacağım.
Dikotomi, bir bütünün iki parçaya bölünmesi halini ifade eder. İkisi arasında bir geçiş olmaz ama birbirini tamamlar. Cennetle cehennem gibi!
Sözcüğün bütün bilimsel disiplinlerde yeri var ama klasik iktisattaki kullanımı konumuzla ilgili…
Konuyu dağıtmadan; para, ekonominin reel kesimi üzerinde etkisiz olmadığı, tam tersine ekonominin iki bölümünün de birbiri üzerinde etkili olduğunu ortaya koyar.
Bizim temizlik işçinin gerçekliğine vuralım; sosyolojik anlamanın özü olan dikotomiler, gündelik hayatta kullandığımız sağduyu bilgisinin de temelinde yer alan tasarımlardır.
Burası “heterodoks yaklaşım”dan daha kolay anlaşılıyor.
Psikolojide yer alan dikotomik düşünmede en iyiyi ve en kötüyü düşünme eğilimi vardır.
Uğur Şenses, basına açıklama yaparken safiyane duygulularla, “temizlik yaparken kaldırımda bir paket gördüm. Kabarıklığı fark edince dokunup açtım, içinde 23 bin 250 lira vardı. Amirime söyledim ve karakola teslim ettim. Sahibine ulaşmasına sevindim. Boğazımdan haram lokma geçmedi, çocuklarıma da haram lokma yedirmem” diye konuştu.
Bu arada sahibi de helal kazanmış ki, kısa sürede parasına kavuştu. Üniversitede öğretim üyesi Osman Nuri Aydın, çok duygulandığını ve Uğur Şenses gibi dürüst insanların sayısının artmasını dilediğini söyledi.

GÖREV BİLİNCİNDEN YÜKSEK ERDEM

Temizlik işçisi, bugün hepimizin içindeki iyiyi hatta en iyiyi temsil ettiği için sempatimizi kazandı. “23 bin değil, 123 bin lira da olsa sahibini arardım” sözüne yüzde yüz inanıyorum.
Dikotomi örneğini o yüzden verdim. İçimizdeki en iyiyi temsil eden kardeşimiz sen belki “Neo-klasik ekonomi düşüncesinden epistomolojik bir kopuşu temsil eden heterodoks yaklaşım”dan habersiz asgari ücrete talim ediyorsun…
Belki de dikotomik bölünmeyi zerre hesaba katmadan direkt doğruya, iyiye, ahlaklı ve erdemli davranışa doğal olarak yöneldin.
Ancak emin olduğum bir şey var; bu davranış 23 bin liranın sahibine ulaştırılmasıyla yaşanan görev bilincinden de yüksek bir ahlâk duygusunun eseri. Saygıyla karşılarım.
Temizlik işçisi Uğur Şenses, seni tebrik ediyorum!