Üniversite öğrencileri için final haftası yalnızca sınavların yapıldığı bir dönem değildir. Aynı zamanda aylarca biriktirilen özlemin sona ereceği günlerin de habercisidir. Son sınav kağıdı teslim edilir, kampüs yavaş yavaş boşalmaya başlar ve herkesin aklında aynı soru belirir:

“Eve ne zaman gidiyorum?”

Ancak son yıllarda bu sorunun cevabı, öğrenciler için giderek daha karmaşık hale geliyor.

Çünkü artık eve dönmek sadece bir yolculuk değil, ekonomik bir mücadeleye dönüşmüş durumda.

Bir öğrenci düşünün. Dönem boyunca bursuyla, kredisiyle ya da ailesinden gelen kısıtlı harçlıkla yaşamaya çalışmış. Kira ödemiş, yemek masrafını karşılamış, ders kitaplarına para ayırmış. Final sınavlarını bitirmiş ve tek isteği ailesinin yanına dönmek. Fakat bilet sitelerini açtığında karşısına çıkan rakamlar, aylarca süren yorgunluğunun üzerine yeni bir yük bindiriyor.

Otobüs biletleri birkaç gün içinde yüzlerce lira artıyor. Tren biletleri günler öncesinden tükeniyor. Uçak biletleri ise birçok öğrenci için artık ulaşım aracı olmaktan çıkıp lüks tüketime dönüşüyor.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan Ege, Akdeniz ya da Marmara bölgelerindeki üniversitelerde okuyan öğrenciler için durum daha da zor. Bir öğrencinin ailesine kavuşabilmesi için bazen bir aylık harçlığının önemli bir kısmını yalnızca yol parasına ayırması gerekiyor. Dönüş bileti de eklendiğinde ortaya çıkan maliyet, birçok ailenin bütçesini sarsacak seviyelere ulaşıyor.

İşin en acı tarafı ise öğrencilerin bu durumu artık normal karşılamaya başlaması.

Sosyal medyada sık sık “Bilet bulamadım”, “Uçak fiyatı bursum kadar olmuş”, “Bir hafta daha yurtta kalacağım çünkü gidecek param yok” gibi paylaşımlara rastlıyoruz. Oysa bu cümleler normalleşmemeli.

Çünkü burada konuştuğumuz şey bir tatil planı değil.

Bir öğrencinin ailesine kavuşma hakkından bahsediyoruz.

Eğitim için yaşadığı şehirden ayrılan gençler, yıl boyunca özlemlerini erteleyerek derslerine odaklanıyor. Sınavlar bittiğinde ise karşılarına bu kez ekonomik engeller çıkıyor. Başarılı olması beklenen, geleceği kurması istenen gençler; memleketlerine dönebilmek için günlerce en ucuz bileti kovalamak zorunda bırakılıyor.

Üniversite eğitimi yalnızca sınıfta verilen derslerden ibaret değildir. Bir öğrencinin sosyal yaşamı, psikolojik iyi oluşu ve ailesiyle olan bağı da bu sürecin parçasıdır. Eğer gençler sınav dönemlerinin sonunda ailelerine kavuşmayı bile hesaplamak zorunda kalıyorsa, ortada yalnızca bir ulaşım sorunu yok demektir.

Bir öğrenci, eğitim almak için evinden ayrıldığı şehirden, tekrar evine dönebilmek için neden bu kadar büyük bir bedel ödemek zorunda kalıyor?

Final sınavları biterken öğrencilerin omuzlarından yüklerin kalkması gerekirken, bugün birçok gencin sırtına yeni bir yük daha ekleniyor: Eve dönüşün maliyeti.

Ve ne yazık ki bazı öğrenciler için bu maliyet, özlemden bile daha ağır geliyor.