Hazır yarıyıl tatiline girmişken, eğitim dünyasında yıllardır tartışılan ama bir türlü net bir sonuca bağlanamayan ödev konusuna değinmek istiyorum. Literatürde ödevlerin önemli bir yere sahip olduğu ve pek çok sınıf öğretmeni tarafından desteklendiği yadsınamaz bir gerçek. Ancak asıl sorulması gereken soru şu: Çocuklar bu ödevlerden gerçekten ne kadar verim alabiliyor?
Ders sırasında yeterince öğretemediğimiz bilgileri, evde anne ve babalar nasıl öğretsin? Kendi alanımız olmasına rağmen, son dönemde en sık karşılaştığım manzara; anne babaların kollarında çantalarla, koştur koştur çocuklarının ödevlerini yetiştirmeye çalışması. Her gün verilen, beş sayfadan başlayıp altı, hatta on sayfaya kadar çıkan ödevler… Elbette ödevin içeriği çok önemli. Eğitimin evde de devam etmesi kıymetli. Ancak burada asıl mesele doz.
Bugün birçok veli, çocuğunu sosyal ya da sportif hiçbir etkinliğe gönderemiyor. Sebep mi? Ödevler. Peki biz bu çocukları bir yarış hattı gibi nereye hazırlıyoruz? Amacımız ne? Bunu gerçekten sorguluyor muyuz?
Başka ülkelerde sınav sistemine beşinci sınıftan itibaren geçilirken, biz birinci sınıftan itibaren çocukları sınavlara hazırlamaya başlıyoruz. Bu süreçte çocuğun sosyal gelişimine, duygusal gelişimine ne kadar dokunabiliyoruz? Drama, akıl ve zekâ oyunları, P4C gibi çalışmaları neredeyse hiç önemsemeden; Türkçe, matematik, hayat bilgisi gibi akademik dersleri merkeze alıyor, tüm ödevleri bu alanlar üzerinden veriyoruz. Bir noktada durup şunu sormak gerekiyor: Biz çocuklardan tam olarak ne bekliyoruz?
Buradaki problem yalnızca öğretmene mi ait, yoksa sisteme mi, veliye mi? Bunu doğru analiz etmeden sağlıklı bir yol çizmemiz mümkün değil. Eğer öğretmen inisiyatif kullanabiliyorsa, ödev konusunda çocukları zorlamamalıyız. Ancak öğretmen de bu sistemin mağduru. Müfredatı yetiştirmek zorunda, sınıflar kalabalık; en az 40 kişilik sınıflarda öğretmenliğin ne kadar verimli yapılabildiğini de ayrıca tartışmamız gerekiyor.
Görmezden gelmeden, suçlu aramadan, gerçekçi bir bakış açısıyla bu sorunları konuşmak ve çözüm üretmek zorundayız. Çünkü konu ödev değil; çocuğun bütünsel gelişimi.
Yarıyıl tatilinde bir kez daha ödevleri konuşmak
Burcu Şahin
Yorumlar
Trend Haberler
Aydın Denizli karayolu trafiğe kapatıldı
CHP Aydın Milletvekili Tezcan'dan istifa kararı!
İzmir merkezli skandalın Aydın ayağı ortaya çıktı!
Aydın’da alarm! O ilçeler için kuvvetli yağış uyarısı
Söke’deki vahşette kahreden detay!
KADES çağrısına müdahale için gitmişti: Aydın’a şehit ateşi düştü!
Reklam