-Selenay Özcan

Diyete başlayan herkesin bir “sihirli rakamı” vardır. Kimisi için bu 70’tir, kimisi için 60, kimisi de 50’li rakamları görmeden başarıyı kabul etmez. Tartıda görülen her sayı bir bedeni değil, çoğu zaman bir duyguyu temsil eder. Yıllardır görmediğiniz bir kiloya inmek çocukluğunuza, mezuniyet günlerinize, belki de kendinizi en güzel hissettiğiniz yıllara bir geri dönüş gibi gelir. Ama işte tam da bu yüzden, zayıflama sürecinde bazı rakamlar gerçek bir psikolojik bariyere dönüşür.

Sayılar Neden Bu Kadar Önemli?
Tartıdaki rakamlar yalnızca vücuttaki kütleyi değil; yıllarca içselleştirdiğimiz güzellik algılarını, toplumsal baskıları ve kendimize biçtiğimiz değeri de ölçüyor adeta. “60’ın altına inmek istiyorum” diyen bir danışan aslında “Kendimi genç, hafif, özgür hissetmek istiyorum” da diyordur. Bu yüzden 59.9’u görmek, 60.1’den çok daha fazlasıdır. Biri başarı, diğeri “yine olmadı” hissidir. Bu rakamlar aynı zamanda hedefin ulaşıldığını düşündürür. Ama işte bu noktada zihin devreye girer. “Zaten iyi görünüyorum” düşüncesi ile bırakmalar, “Ne kadar uğraşsam da daha fazla veremiyorum” inancıyla gelen sabotajlar başlar. Vücut değil, zihin frene basar.

Psikolojik Bariyer Gerçekten Var mı?
Evet, var. Beyin, alışkanlıkları koruma eğilimindedir. Kilo verirken belirli bir noktaya gelince, farkında olmadan o noktada sabit kalmaya çalışabiliriz. Örneğin, danışanlarımdan biri 60,2 kiloda üç hafta kaldı. Yediklerine sadık kaldı, egzersizini aksatmadı ama ilerleyemedi. Konuşurken fark ettik ki, “50’li kilolar” onun için yıllardır ulaşılmaz bir yerdi. Altında yatan inanç şuydu: “Ben 50 küsur kilo olamam.” Bu düşünceyi fark ettikten sonra, yalnızca bir hafta içinde 59,7’ye indi. İşte bu yüzden sadece bedenle değil, zihinle de diyet yapıyoruz.

Rakamlar Değil, Hisler Kazandırır
Tartıdaki rakamlar geçicidir. Bugün ödemle 61 çıkarsınız, yarın su içip tuz azaltınca 59’a inersiniz. Ama aynadaki duruşunuz, enerjiniz, kendinize olan bakışınız daha kalıcıdır. Zayıflama sürecinde en önemli kırılma noktası şudur: Sayılara değil, hissetmeye odaklanmak.

Tartıda Değil, İçinde Hafifle:
Kilo verme süreci bir matematik problemi değil, bir yolculuktur. Zaman zaman takılmalar, geri dönüşler ve hatta duraksamalar yaşanır. Ama unutma, bu eşikler seni durdurmak için değil, seni güçlendirmek için var. Sonsuza kadar 59.9’da kalamazsın — ama sonsuza kadar kendini güçlü hissedebilirsin. Sağlıklı günler dilerim !