Geçtiğimiz yıl yapılan yerel seçimlerden bu yana yaklaşık 1 buçuk yıl geride kaldı. CHP’nin Aydın’da tarihi başarıya imza attığı seçimlerde Nazilli, Kuyucak, Bozdoğan, Çine, Koçarlı, Germencik, Söke, Didim ve Efeler’de ilk kez yeni başkanlar koltuğa oturdu.
Kuyucak, Nazilli, Bozdoğan ve Koçarlı’da partilerle birlikte isimler de değişti ancak Aydın’da seçmen şu soruyu soruyor? Gerçekten bir şey değişti mi?
Göreve yeni yüzler seçildi amenna ama eski zihniyetin alışkanlıkları aynen sürüyor mu? Halk işin bu kısmını sorguluyor. Sokak röportajlarında muhabirlerimiz tarafından vatandaşa rastgele mikrofon yöneltilerek sorulduğunda gerçekten yerel yönetimden memnuniyetin çok az olduğunu sıklıkla işitiyoruz.
İlçelerimizdeki yerel yönetimlerde başkanlığa yeni seçilen bazı isimler genç, dinamik, hatta halkla iç içe görünmeye çalışıyor ancak bazı davranışlarsa çok tanıdık; Makamlara kapanma, eleştirileri duymazdan gelme ve liyakat yerine kadro yapılanmalarında sadakat tercihleri bu dönemde de hat safhada.
Yani bu demek oluyor ki yüzün yeni olması, zihniyetin de yeni olduğu anlamına gelmiyor. Oysa değişim şeffaflıkla başlar.
Aydınlı artık söz değil, icraat ve açıklık görmek istiyor; Kim hangi görevle geldi? İhaleler nasıl yapıldı ve yapılıyor? Kamu kaynakları nasıl harcanıyor?
Netice itibariyle bu sorulara yanıt veremeyenler, değişimden söz edemez.
Baktığımızda yeni gelen yöneticilerle birlikte hızlı kadro değişimleri yaşandı. Elbette her yönetici güvendiği ekiple çalışmak ister ancak bu ekipler liyakate değil de siyasi yakınlığın da ötesinde yalnızca sadakate göre seçiliyorsa, sistem yine çöker. Halk bir kez daha dışarda kalır.
Bununla birlikte Aydın halkı artık yöneticilerini sadece protokolde değil, sahada görmek istiyor. Zira takdir edersiniz ki gerçek değişim kürsüde ve törenlerde değil, sokakta başlar.
Eğer yeni yüzler, eski alışkanlıkların gölgesinde hareket etmeye devam ederse Aydın’da değişen sadece makam koltuğundaki pozdur.
Halksa bir kez daha beklentilerini askıya alır, umudunuysa bir sonraki seçime ertelemek zorunda kalır.
‘Aydın’da ne değişti?’ diye soracak olursak da cevap belli.
Halihazırda devam eden ‘Tasarruf Tedbirleri’nden de kaynaklı olarak yer yer bazı ilçelerimizde açılan halk lokantaları dışında çok bir şey değişmedi.
Bu vatandaşa ucuz yemek satışı yapılan lokantaların artışı da aslında bana sorarsanız ekonomide gelinen noktanın acı bir tablosu.
Yeni dönemde Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin öncü ve örnek olduğu bu lokantalar iş başına gelen yeni başkanlar eliyle sadece Efeler, Çine, Didim ve Koçarlı’da açıldı diye biliyorum.
Yine Büyükşehirin Nazilli’de de açtığı bir lokanta var, Söke’de de planlanıyor ama halen görünene göre yer krizi nedeniyle mümkün olamadı. Zaten Söke’de Mustafa İberya Arıkan başta olduğu sürece türlü krizler de bitecek gibi değil ama bu bir başka yazımızın konusu olsun.
Netice itibariyle halk lokantalarının açılması, dar gelirli vatandaş için önemli bir nefes olsa da özünde basit bu projenin bile halen yaygınlaşamaması yerel yönetimlerimizin vizyon eksikliğini gözler önüne seriyor.
Oysa Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu geçtiğimiz süreçte Aydın’daki tüm CHP’li başkanlarla bir araya gelmiş; CHP’li belediyeler olarak hayatın farklı alanlarında uygulayacakları projelerle Aydın halkının refahını artırmaya, ekonomik krizin etkilerini azaltmaya devam edecekleri yönünde ortak imzalı bildirge de yayınlatmıştı ama sanırım birilerinin böyle bir derdi tam olarak yok.
Hal böyleyken, imzalar atılıyor ama irade masada kalıyor.
Demek ki bazıları için değişim sadece lafta, halksa yalnızca seçimden seçime hatırlanacak bir detay.