Facebook’un eski üretim müdürlerinden birisi olan Antonia Garcia Martinez, yıllar önce Silikon Vadisi Facebook’daki işinden istifa edip satın aldığı arazisine taşınıp inzivaya çekildiğini açıklamıştı. BBC'nin 'Silikon Vadisi'nin sırları' belgeseli ekibine ABD'nin Seattle kenti açıklarındaki Orcas Adası'nda satın aldığı geniş arazide konuşan Martinez ‘’Çok kısa bir süre içinde dünyanın neye benzeyeceğini gördüm ve bu bana yetti. Gelecek 30 yıl içerisinde dünya nüfusunun yarısı işsiz olacak. İşler çirkinleşebilir. Medeniyet tamamen çökebilir. O yüzden ben de buradayım.’’ açıklamasında bulunmuştu. Martinez’in bu sözleri Silikon Vadisi’nde ileri teknolojiyi gördüğü ve bütün bunları geleceğe dair değerlendirdiğinde ona ürkütücü hatta yok edici gelmiş olabileceğini bizlere düşündürtüyor.
Yaklaşık 9 yıl önce yapılan bu açıklamadan günümüze geldiğimizde özellikle pandemi süreci ile başlayan ve sonrasında küresel iklim krizi, hastalıklar, çatışmalar, savaşlar, nükleer silahlanmalar ile Dördüncü Sanayi Devrimi yani dijital devrim ve küresel düzenin yeniden inşası süreci ile devam eden süreçte her şeyin birileri tarafından hesaplanmış şekilde ilerlediği yeni dünya düzeni ile insanoğlu olarak karşı karşıya kaldığımızı söyleyebiliriz.
Doğu Batı ekseninde sermayenin el değiştirilmeye çalışıldığı, ticari savaşlarla dünya ekonomik sisteminin dönüştürüldüğü, yaratılan kaos ortamı ile insanoğlunun bunalıma sürüklendiği özellikle pandemi süreci ile bozulan insan psikolojisinin etkisi ile insanlarda para ve zaman algısının yok edilmeye çalışıldığı bu dönemde dünya küresel elitlerinin tek amacı dünyada her alanda büyük sıfırlamaya geçmek ve insanın hakim olduğu teknoloji döneminden teknolojinin hakim olduğu insan dönemine geçiş sağlamak. Peki büyük sıfırlama ne demektir? Büyük Sıfırlama, ilk kez Richard Florida'nın 2010 yılında yazdığı kitapla popüler olan sonrasında Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Klaus Schwab tarafından Mayıs 2020'de tanıtılan ve “Büyük Sıfırlama” kavramıyla ifade edilen, özünde kapitalizmin yeniden kurgulanması ve aksayan yönlerinin değiştirilmesi amacını taşıyan ekonomiden, üretim modellerine, toplum modeli ve siyasetten sosyolojiye kadar her şeyin insan için baştan inşa edildiği yeni bir dünya düzeni kurmayı hedefleyen bir görüş, bir düşünce sistemidir. Bu sistemin içeriğine ve amacına bakıldığında özünde insanlığın geleceğini kurtarmak olan ama irdelendiğinde insanlığın geleceğini kurtarmak ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan, dünyada her şeyin sermaye güçlerinin otokontrolünde olduğu yeni bir dünya düzenini inşa etmek olan bir sistemdir.
Bilinir ki dünyada her büyük savaş öncesi muhakkak ki bir dönüşüm ve bir devrim hazırlığı gerçekleşmiştir. Baktığımız zaman her bir sanayi devrimi öncesi ve sonrasında mutlaka bir dünya savaşı da yaşanmıştır. Bugün şahit olduğumuz savaşların öncesinde ise 4. sanayi devrimi dediğimiz dijital devrim ön plana çıkmış ve küresel elitler, emperyalist sermaye güçleri tarafından kurgulanmıştır. Yakın zamanda birçok vicdan sahibi bilim insanının özellikle silikon vadisindeki işlerinden ayrılmalarının ya da esrarengiz ölümlerinin arkasında yatan şey ise bu sistemin yakın gelecekte dünyada sebep olacağı kaos, karmaşa ve yıkımlardır.
Peki bu “büyük sıfırlama” ile ne amaçlanmak isteniyor yani devletler ile sermaye güçlerini karşı karşıya getiren bu komplo teorisi ile ne amaçlanmak isteniyor? Tabi “büyük sıfırlama” dünyanın tüm servetini ve gücünü şirketlerin, zengin elitlerin ve özellikle Dünya Ekonomik Forumu’nun eline dağıtmak ve sonrasında devletler üstü küresel kontrol sahibi bir yapı oluşturmak amacı ile kurgulanıp planlanmış, kuruluş amacı masum gözüken fakat derdi hiçbir zaman insanlığın huzuru ve refahının inşası adına hizmet etmek olmayan bir yapıdır. Yani Amerika’nın barış götürmek istediği ülkeleri ne hale getirdiği tezinden yola çıkarsak bu yapı da benzer anlayıştadır. Dolayısı ile her türlü kapitalist düzene karşı olan bizlerin ve herkesin kapitalist düzeni küresel ortak çıkar doğrultusunda sıfırlamaya çalışanlara karşı da benzer duruşa sahip olması gerekir, en azından insanlığın geleceğinin kurtarılması ve bizden sonrakilere daha adil ve daha yaşanılır bir dünya bırakmak adına bu duruş gösterilmelidir.
Unutulmamalıdır ki, insanların, toplumların ve devletlerin kendilerini yönetme hakları, dünya bankerlerinin ve küresel elitlerin otoritesi altında değil tamamen kendilerinin bağımsız otoritelerinin altındadır. Bu sebeple her alanda tam bağımsız büyük ve güçlü bir Türkiye’nin inşası adına başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sarsılmaz iradeleri, emekleri ve biz inanmış kadroların bu sürece katkıları gerek ülkemizin gerekse de milletimizin geleceği adına kıymetli ve önemlidir. Bu noktada nasıl yaşamamız gerektiği hakkında kendince planlar üretenlere karşı uyanık olunmalıdır.