Öncelikle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 14 Ağustos 2001 yılında kurularak ülkemizin siyaset ve demokrasi tarihinde yerini alan AK Parti’mizin 24’üncü kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.
Bildiğiniz üzere AK Parti, 24 yıl önce, 14 Ağustos 2001 yılında kuruldu. Kuruluşundan 15 ay sonra girdiği 3 Kasım 2002 genel seçimleriyle tek başına iktidara geldi ve Türk siyasi tarihinde AK Parti dönemi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bugünden sonra Türkiye'mizde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak." sözleriyle başladı.
14 Ağustos 2001 yılında başlayan eser ve icraat yolcuğuyla geçen 24 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın gelenekle geleceği, milletle devleti buluşturan kapsayıcı siyaset anlayışı ile eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden spora her alanda ülkemizin sadece eksikleri giderilmedi gelecekte yapılacak atılımların da alt yapıları kurularak bir çok kimse için hayal dahi edilemeyen icraat ve eserler Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti ile gerçeğe dönüştü…
Tabi belki de en önemlisi milli iradenin üzerinde ne kadar vesayet odağı varsa hepsine karşı tavizsiz mücadelenin yürütülmesi ve her şeyden önce Türkiye için hayal kuran, çalışan, üreten, koşturan, dertlenen herkese sinerji, cesaret ve özgüveninin kazandırılmış olması ve milletimize hiçbir meselenin çözümsüz olmadığı güveninin aşılanmış olmasıydı, özellikle gençlerimize…

Yollar, köprüler, hastaneler, okullar, havaalanları, savunma sanayi hamleleri ve enerji projeleriyle Türkiye dev eserlerle AK Parti döneminde buluştu. Özellikle dış politikada, etkili ve insani dış politika anlayışıyla küresel ve bölgesel krizlerin çözümünde arabulucu aktör olarak öne çıkan söz ve otorite sahibi bir ülke konumuna geldi Türkiye.

Eskiden istikamet alan bir ülke konumunda iken şu an ise istikamet çizen bir ülke konumuna gelen Türkiye; 80 yıldır işleyen küresel ekonomik sistemin sıfırlanırken meydana getirdiği yeni dünya düzeninde Cumhurbaşkanımız liderliğinde sadece bölgesinde değil dünyada da söz ve etki sahibi ülkelerin başında geliyor.

Değerli dostlarım denir ki; zor zamanlar, güçlü insanları doğurur. Güçlü insanlar ise güzel zamanları yaratır. Güzel zamanlar, zayıf insanları doğurur. Zayıf insanlar ise zor zamanları yaratır. Demem o ki Türkiye bulunduğu coğrafya, sahip olduğu şanlı mazi ve bölgesinde üstlendiği misyon sebebi ile daima zor zamanlardan geçmiştir, şimdi artık bu zor zamanları geride bırakma ve geleceğe kararlı adımlarla yürüme vaktidir. Görmek isteyene savunma sanayisinde devrim, diplomaside itibar, içeride güven, dışarıda söz sahibi bir Türkiye var ve Türkiye bugün kendi İHA ve SİHA’sını üretebiliyorsa, bölgemizde barış arayanlar Türkiye’nin kapısını çalıyorsa, bu iradenin de arkasında zor günlerin güçlü ismi, milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan vardır. Dolayısı ile Türkiye; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde mazisinden aldığı güç ile günübirlik reflekslerle değil, akıl ve sabırla yürütülen büyük bir vizyon ile terörün gölgesinden arınmış, huzur ve güvenin hâkim olduğu, her alanda tam bağımsız ve her alanda daha güçlü, daha müreffeh bir geleceğe doğru emin ve kararlı adımlarla yürümektedir.

Değerli dostlarım sözlerime son verirken AK Parti 24. kuruluş yıl dönümü programında partilerinden istifa ederek AK Parti çatısı altında hizmetlerine devam edecek olan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Özlem Çerçioğlu, Söke Belediye Başkanı Sayın Mustafa İberya Arıkan, Sultanhisar Belediye Başkanı Sayın Osman Yıldırımkaya ve Yenipazar Belediye Başkanı Sayın Malik Ercan’ın bu tercihlerinin başta Aydın’ımız olmak üzere herkes için hayırlı olmasını diliyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımızın deyimi ile Türkiye için hayal kuran, Türkiye için çalışan, üreten, koşturan ve Türkiye için dertlenen herkese AK Parti çatısı altında her zaman yer vardır. Umarım bu yeni birlikteliğin kazananı Aydın ve Aydın halkı olur. Efeler diyarı Aydın’ımız ivedilikle AK Belediyeciliğin güzel örnekleriyle, güzel eser ve hizmetleriyle tanışır ve siyasi kavgalar, çatışmalar, iletişimsizlikler, yanlış algı, güç veya kontrol sorunları sebebi ile Aydın’ımızın yıllardır süregelen kayıp yılları bu vesile ile telafi edilmeye başlanır.

Özellikle 17 Ağustos Marmara depreminin yıl dönümünde deprem bölgesinde bulunan şehrimizin bir an evvel kentsel dönüşümü sağlanmalı ve insan odaklı, çevreye duyarlı, planlı, modern, depreme dayanıklı, güvenli yaşanabilir bir Aydın’ın inşa süreci ivedilikle projelendirilmeli ve hayata geçmelidir.

Ayrıca şehrin ve her ilçesinin taşıdığı karakter yapılarının net bir şekilde belirlenmesi ve şehir genelinde imar planlarının bu karakter yapılarına uygun olarak düzenlenmesi, altyapıdan ulaşıma, trafikten otopark sorununa, tarımdan turizme vs. bir çok alanda şehrin mevcut makro sorunlarına çözümler üretilmeli ve şehrin kimliğine katma değer sağlayacak kısa, orta ve uzun vadeli vizyon projeler geliştirilmelidir. Bunun yanı sıra vatandaşlarımız için artık ciddi bir güvenlik sorunu haline gelen başıboş sokak hayvanları sorunu kökünden çözülmeli, insanlarımızın can güvenliği bedeli ne olursa olsun güvenceye kavuşturulmalıdır.

Evet, her şeyiyle muhteşem bir mirasa sahip olan Aydın’ımız elbette her şeyin en güzelini hak ediyor. Umarım şehrimiz hak ettiği konuma, değere, eser ve hizmetlerle bir an evvel kavuşur ve yükselir. Nede olsa Aydın’ımız için dertlenenlerin de artık bahanesi kalmadı. Gerçi niyeti olmayanın bahanesi olur ama umarım Aydın’ımız artık bahanelerle geçen birkaç yıl daha kaybetmez.

Selam, saygı ve hürmetlerimle…