Geçtiğimiz hafta ‘Topuklu Efe’ namıyla bilinen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye transferi, gerek yerel ve gerekse ulusal ölçekte siyasetin en önemli gündem maddesi haline geldi.

Bir anda saf değiştirmesiyle birlikte lakabı da partililerince ‘Topuklayan Efe’ye evrilen Çerçioğlu’nun AK Parti’ye geçişi elbette kendisi için kolay değil. Netice olarak 23 yıllık partisinden bir çırpıda oldu bittiye getirilerek saf değiştirmediği de aşikar.

Ben ise artık O’na ‘Topaklı Efe’ diyorum. Topak, sözlüğe göre biçim verilmiş herhangi bir şey demek. Çerçioğlu da kendisine yeni bir biçim tayin ederek esasında tüm eleştirilere rağmen topaklandı. Bundan sonrası için yolunu, yordamını ve siyaset tarzını aldığı radikal kararla tümden değiştirdi.

Kendisine AK Parti rozeti takılmasının ardından kürsüde dokunsanız ağlayacak noktasına getiren süreçle ilgili de çok yazıldı, çok çizildi. Biz artık işin burasında da değiliz. Zira bu transferin ekonomik açıdan darboğazda olan aile şirketlerine de yaradığı aşikar. Henüz Aydın bir şey göremese de JANTSA için bu transfer çok güzel oldu diyebiliriz.

Tüm bunların yanı sıra bizim bundan sonrası için Çerçioğlu’ndan öncelikli beklentimiz, daha önce hükümetin engel çıkardığı, önünü açmadığını savunduğu bazı projeler için artık ne yapıp edip tüm tuşlara basmasıdır. ‘Kentsel Dönüşüm’ elbette önemli ama ilk iş olarak geride kalan yerel seçim sürecinde vaat ettiği göz ve diş hastaneleriyle birlikte battı-çıktı projeleri için vakit kaybetmeden işe koyulması da bu noktada büyük önem taşıyor; Bunu en başından altını kalınca çizerek de belirteyim.

Bunları söylemişken CHP’ye de şunu hatırlatmak da fayda var diye düşünüyorum; Çerçioğlu’nun istifasıyla birlikte CHP’de önseçim tartışmaları, gelinen noktada bu kez daha şiddetli şekilde alevlendi.

CHP’nin gerek Ankara ve gerekse Aydın’daki üst aklı Milletvekili Bülent Tezcan’a 2023 Ekim ayında yapılan il kongresinde bazı partililerinin “Partiyi şirket gibi yönettiniz” eleştirileri dün gibi hafızalarda. Tezcan’ın 2011’den bu yana milletvekili olduğunu ve uzunca süredir istikrarlı şekilde tepeden inme kontenjandan seçildiğini hesaba katarsak bazı partililerine hak vermemek mümkün değil.

Gelinen nokta itibariyle parti tabanından CHP Genel Merkezi’ne yönelik bu yöndeki sert çıkışlara baktığımızda da yüksek sesle söylenenlerin özeti şu; “CHP’de bu saatten sonra önseçim yapılması, -amasız, fakatsız ve lakinsiz- olarak şarttır. Madem ki Çerçioğlu’ndan golü yediniz, kontenjan filan bu işleri geçin. CHP’nin amentüsü artık önseçim olmalıdır. Ön seçim CHP için bu saatten sonra adeta farz-ı ayn hükmündedir”

Özellikle Aydın özelinde artık sadece milletvekilliği değil, büyükşehir dahil ilçelerde belediye başkanlığı ve hatta belediye meclis üyelikleri için bile delege değil üye bazlı olarak kontenjansız önseçim talepleri, görünen o ki önümüzdeki süreçte artık daha da ısrarlı şekilde CHP Genel Merkezi’ne iletilecek.

CHP Lideri Özgür Özel’in, Çerçioğlu için parti değişimine yönelik söylediği, “İlk ilan edilen belediye başkanıdır. Sırf Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözünü çiğnememek için” sözleri de aslında durumu özetliyor. Bundan sonra CHP’de belli makamlara gelebilmek için eski genel başkanların, delege ağalarının, bir takım itibarlı kişilerin veya holding patronlarının sözü, nazarı itibara alınmamalıdır. Üye ne derse, önlerine konulan sandıktan milletvekilliği, belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği adaylığı için kim çıkarsa o isim adaylaştırılmalıdır.

CHP’de bundan sonra referansla, torpille, adamcılıkla, ricayla milletvekili, belediye başkanı ya da belediye meclis üyesi seçilememesi, bana sorarsanız aynı zamanda ikinci bir ‘Çerçioğlu’ vakası yaşanmaması için de gelinen nokta itibariyle büyük önem taşıyor.

Adında halk olan CHP, gönüllülük esasıyla kendisine sımsıkıya bağlı olan üyelerinin iradesine artık ram olmak zorundadır.

Eğer bunu yapmaz ve fabrika ayarlarına dönmezse yani sıklıkla eleştirdiği AK Parti gibi hareket ederek parti içi demokrasiyi işletmezse bundan sonrası için özellikle Aydın’da işi çok zor bizden söylemesi.