Bir toplumun kimleri alkışladığı, aslında kimlere benzeyeceğini de belirler.
Bugün ekranlara yansıyan uyuşturucu operasyonlarında adı geçen ünlüler, yalnızca adli bir sürecin parçası değil; aynı zamanda milyonlarca gencin hayranlıkla takip ettiği yaşamların sahipleri. Bu nedenle her gözaltı haberi, yalnızca bir bireyin değil, bir kuşağın algısına temas ediyor.
Çünkü mesele artık bir sanatçının, bir fenomenin ya da tanınmış bir ismin kişisel tercihlerinden ibaret değil. Mesele, o tercihlerle birlikte şekillenen ve görünmez biçimde yayılan bir “normal” anlayışı.
Gençler bugün başarıyı yalnızca çalışmakla, üretmekle ya da emek vermekle ilişkilendirmiyor.
Başarı; görünür olmakla, konuşulmakla, gündem olmakla eş değer hale geliyor.
Bu görünürlük ise çoğu zaman üretimle değil; skandalla sağlanıyor.
Bir dönem toplumda derin bir infial yaratan madde kullanımı haberleri, bugün birkaç gün süren bir magazin başlığına dönüşmüş durumda. Gözaltı görüntüleri, mahkeme süreçleri, ifadeler… Hepsi hızla tüketilen bir içerik haline geliyor. Ardından yeni bir konser, yeni bir proje, yeni bir reklam anlaşmasıyla hayat kaldığı yerden devam ediyor.
Ama o sırada izleyen genç bir zihin için tablo farklı işliyor.
Hayranlık duyduğu kişinin bu tür olaylarla anılması, onun zihninde başarı ile risk arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor. “Başarılıysan her şey tolere edilir” algısı, fark edilmeden yerleşmeye başlıyor.
En büyük tehlike ise burada yatıyor:
Yanlışın cezalandırılmaması değil, sıradanlaşması.
Çünkü bir davranış ne kadar çok tekrar edilirse, o kadar az sorgulanır hale gelir.
Uyuşturucu ile mücadele yalnızca sokaklarda yürütülen operasyonlarla sınırlı değildir. Aynı zamanda kültürel bir mücadeledir. Ekranlarda, sahnelerde ve sosyal medya platformlarında sunulan hayatların da bu mücadelenin bir parçası olduğu unutulmamalıdır.
Bugün gençler hayatı sadece ailelerinden ya da öğretmenlerinden öğrenmiyor.
Hayatı; izledikleri videolardan, takip ettikleri hesaplardan ve hayran oldukları yaşam tarzlarından öğreniyor.
Ve bu öğrenme süreci çoğu zaman, gerçeklikten çok algı üzerinden şekilleniyor.
Bir ünlünün madde kullanımıyla gündeme gelmesi ve ardından hiçbir şey olmamış gibi kariyerine devam etmesi; gençler için yalnızca bir haber değil, bir mesaj niteliği taşıyor.
O mesaj bazen şu oluyor:
“Sonuçlarıyla yüzleşmediğin sürece, yaptıkların sorun değildir.”
Toplum olarak belki de en büyük hatamız, bu tür olayları bireysel hatalar olarak değerlendirmek. Oysa bu mesele, kolektif bir etki yaratıyor. Çünkü rol model olarak görülen kişilerin yaşam biçimleri; yalnızca kendilerini değil, onları izleyenleri de dönüştürüyor.
Bugün bir nesil, sahnedeki başarı hikâyeleri kadar sahne arkasındaki çöküşlere de tanıklık ediyor.
Ve biz, tüm bu yaşananları kısa süreli bir gündem olarak tüketirken;
geleceğin hangi alışkanlıklarla inşa edildiğini gözden kaçırıyoruz.
Bazı haberler yalnızca bugünü anlatmaz.
Bazıları, yarının nasıl şekilleneceğini de fısıldar.