Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde gerçekleşen ilçe müdürü atamaları yani rotasyon diye tabir ettiğimiz gelişme, geride kalan hafta şehri kısmen adeta ikiye böldü. Bir tarafta hizmetin devamlılığı diyenler olsa da yaklaşık 12 yıla yakın süredir aynı makamda oturanların rehavetini de görmezden gelemeyiz.
Elimizdeki tabloya baktığımızda durumun vehametiyse daha net anlaşılıyor. Bazı ilçelerimizde bir çocuğumuzun ilkokula başlayıp liseden mezun olacağı süre kadar aynı koltukta oturan isimler var; Örneğin İncirliova’dan Didim’e atanan Mustafa Çalışkan, tastamam 11 yıl 7 aydır bu görevini sürdürüyordu.
Karacasu’dan Germencik’e atanan Aşkın Güneş, Bozdoğan’dan Sultanhisar’a atanan Mehmet Madran ile Karpuzlu’dan Koçarlı’ya görevlendirilmesi yapılan Cemal Ağırol’un da bu konuda eline kimse su dökemez. Atamalar arasında en fazla görev yapan ilçe milli eğitim müdürü ünvanına sahip olan Güneş, ne eksik ne fazla 11 yıl 10 aydır Karacasu’da ilçe milli eğitim müdürüydü. Ağırol da soyadının hakkını vermiş olacak ki içlerinde en fazla süredir koltukta oturan isimlerden birisi de ta kendisiydi. Karpuzlu’da 10 yıl 11 ayı devirmesi de bu anlamda cidden takdire şayandır (!)
Baktığımızda Köşk’ten Karpuzlu’ya atanan Selim Karataş 9 yıl 6 ay, Kuyucak’tan Buharkent’e atanan Mehmet Karadağ 9 yıl 8 ay, Sultanhisar’dan Nazilli’ye atanan Erdinç Güner 9 yıl, Germencik’ten Çine’ye atanan Kemal Çiftçi 8 yıl 11 ay, Kuşadası’ndan Yenipazar’a atanan İbrahim Ataman 8 yıl 9 ay, Söke’den Kuşadası’na yolcu edilen Şerafettin Yapıcı ise 7 yıl 2 aydan bu yana görevinin başındaydı. Yine Koçarlı’dan Bozdoğan’a atanan Osman Arıkoğlu 6 yıl 8 ay, Nazilli’den Kuyucak’a atanan İsmail Şimşek 6 yıl 2 ay ve Efeler’den Söke’ye görevlendirilen Hakan Özcan ise 6 yıl 1 aydır ilçe milli eğitim müdürüydüler.
Rotasyona tabi tutulan müdürlerden en az süredir koltukta oturan iki isimse Çine’den İncirliova’ya atanan Sadık Yavuzkan ile Didim’den Karacasu’ya uğurlanan Şakir Sait Üstündağ’dır. Her ikisi de 5 yıl 2’şer aydır görevlerini yürütüyordu.
Gelişmiş ülkeleri irdelediğimizde liyakat ve rotasyon sistemi, bir saatin dişlileri gibi işler. Ciddi anlamda eğitime büyük önem veren Avrupa’daki bazı ülkelerde örneğin bir idarecinin aynı bölgede 5 yılı aşan görev süresi, kurumsal körlük riskine karşı kırmızı çizgi olarak da kabul edilir ve otomatikman tayini çıkar. Sistem orada bu şekilde işler.
Peki, bizde ne oldu? Seyfullah Okumuş ve Süleyman Ekici dönemlerinde bu süreç Milli Eğitim Bakanlığı’nın da rotasyona kurumsal olarak büyük önem vermesine rağmen sürekli ötelendi. Birileri akıllarınca “Aman tadımız kaçmasın, ayranımız dökülmesin” diyerek koltuğa kök salma eğilimindeki idarecilerin konforunu korudu. Bilinmelidir ki beyler, o koltuklar kimsenin tapulu malı değildir, millete hizmet makamıdır.
Aydın İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yiğit, Bakanlığın talimatı ve onayıyla rotasyonu uygularken aslında kısmen çok büyük bir risk de aldı. Yiğit’in siyasi baskıların, bazı yerel dengelerin ve hatırlı isimlerin devreye girmesi muhtemelken, geri adım atmadan il genelinde geciken bu rotasyonu hayata geçirmesi, bana sorarsanız Aydın’ın eğitimi için geç kalmış ama çok doğru bir hamledir.
Sorarım; 11 yılı aşkın süredir aynı ilçede eğitime yön veren bir müdürün, artık yeni projeler üretmesi, ilçede eğitime bambaşka vizyon katması mümkün müdür? Şu bilinmelidir ki; İnsan doğası gereği uzun süre aynı ortamda bulunduğunda dostluklar işin önüne geçer, ahbap-çavuş ilişkileri yoğunlaşır, hatalar kanıksanır ve en önemlisi körelme başlar.
Bu noktada türlü duyumlarımıza göre bazı müdürlerin bu rotasyonu yakışıksızca ‘sürgün’ olarak nitelendirerek süreci bulandırmaya çalışmaları ve ortalığı velveleye vermeye kalkışmaları da açıkçası düşündürücüdür.
Eğer amaç koltuk değil de eğitime içtenlikle hizmetse İncirliova’da verilen hizmetin Çine’de, Kuşadası’nda harcanan mesainin Yenipazar’da ya da Efeler’de verilen emeğin Söke’de devam etmesi neden sorun teşkil etsin? Açıkçası bazı müdürlerin, ‘Gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü” olan Aydınımızda ataması yapılan yeni yere kulağımıza gelen türlü duyumlar doğruysa sürgün yaftası vurması da amiyane tabirle densizliktir.
Bu yakışıksız tepkileri bile aslında geciken rotasyonun ne kadar haklı olduğunu ispatlıyor. Demek ki birileri için makamla kurulan duygusal bağ, millete hizmetle kurulan bağın önüne geçmiş durumda.
Oysa yerlerinden edilerek ilimizdeki başka yerlere tayini çıkan bazı müdürlerimiz ciddi anlamda bu rotasyonu içtenlikle benimsemiş olacak ki akli selim çerçevede veda mesajları da yayımlıyor.
En dikkatimi çeken içten mesajsa açıkça söyleyeyim Didim İlçe Milli Eğitim Müdürü iken birden bire ta 190 kilometre uzağındaki Karacasu’ya atanan Şakir Sait Üstündağ’a ait. Ne diyor veda mesajında Üstündağ; “Bayrağı güvenle devrediyor, ilçemizin eğitim alanındaki başarı grafiğinin her geçen gün daha da yükselmesini yürekten diliyorum. Sevgi, saygı ve muhabbetle...”
Netice olarak bu bir bayrak yarışıdır ve Aydın’ın da emsali olan illere kıyasla eğitimde gerilediği bazı göstergeler zaman zaman TBMM’de ilimizin muhalif milletvekillerince de önerge konusu olarak da göze çarpmaktadır.
Aydın’da bu bakımdan eğitim yönetimi artık emanetçi mantığından çıkarılarak taze kanla değişim ve yeniliğe evrilmek zorundadır.
Mehmet Yiğit’in başlattığı bu süreç de özünde bana sorulacak olursa Aydın’ın eğitim geleceğini tıkayan damarları açma kararlılığıdır.
Netice olarak Başöğretmen Atatürk'ün idealiyle yetişen eğitimci için vatanın her karış toprağı kutsal bir vazife yeriyken, Aydın’ın bir ilçesinden diğerine gitmeyi 'sürgün' sayanların bu memlekete vereceği ışığı da kalmamıştır.
Kendilerine tavsiyem; Metal yorgunluklarıyla birlikte bu şehrin eğitiminin üzerinde daha fazla gölge etmemeleridir!