Aydın’da dünden bugüne kronikleşen sorunlar yumağını enine boyuna irdelediğimizde değişmeyen konular ve manzaralar bir film şeridi gibi geçiyor gözlerimizin önünde…
Liyakatsiz, şahsi ikbaline endekslenmiş, kent planlamasından bihaber belediye yönetimlerinin elinde kısır bir çerçeveye hapsolup kalmış, kabuğunu kırma anlamında geçmişten günümüze bir arpa boyu yol kat edememiş hangi ilçelerimizi sayalım ki şimdi.
Geçtiğimiz yıl Mart ayında yapılan yerel seçimlerin üzerinden 1 yıldan fazla süreyi geride bıraktık. Efeler, Koçarlı, Yenipazar, Germencik, Söke, Didim, Çine, Kuyucak ve Bozdoğan’da ilk kez göreve yeni başkanlar seçildi. Hepsi de CHP’nin adayı olarak katıldıkları seçimleri kazanan bu başkanların içerisinde en genci 1981 doğumlu Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, en yaşlılarıysa 1968 doğumlu Çine Belediye Başkanı Mehmet Kıvrak ile Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay.
En genç ve en yaşlı başkanlarımızı özellikle yazma sebebim yaş profili açısından bu isimlere dikkat çekmek ancak netice itibariyle en dinamik, seçmenin nabzını tutan, sokakta varlığını hissettiren, proje üretme azmi olan ve geniş vizyonuyla şehrini sahiplenen kimlerdir dersiniz net olarak şu kişidir dememiz henüz mümkün değil. Çünkü daha yolun başındalar.
Ama şu da var; Örneğin Koçarlı’da Özgür Arıcı’nın kent lokantasını ve Koçarlı Market’i hizmete açması, sosyal belediyecilik kapsamında kurduğu ‘Sosyal Hizmet Destek Ekibi’nin sahadaki bazı uygulamalarıyla gönüllere dokunması ve yürürlükteki ‘Tasarruf Tedbirleri’ ile birlikte geçmişe dönük SGK borcu ödemelerinden kaynaklı olarak iyiden iyiye ekonomik kıskaç altındaki belediyeye mali disiplini getirmek için bir hesap uzmanı gibi kılı kırk yarması, bana sorarsanız dikkat çeken gelişme olarak göz dolduruyor.
Çine’de de esasen Merhum Enver Salih Dinçer’in meclis üyeleri arasından ilk kez başkan seçildiği 2011’de de ismi başkanlık için geçen Mehmet Kıvrak da hakikaten belediye yönetmenin hakkını vermek için yoğun uğraşılar içinde.
Çine’de siyaset yapmak zor iş. Hele ki Kaltun gibi bir oligarşik devin, rüzgarından, madenine, suyundan köftesine, meyvesinden zeytinine kadar kök saldığı Çine’de sapasağlam ve hür iradeyle başkanlık yapabilmek büyük meziyet isteyen bir durum.
İş gücü piyasasını elinde tutan Kaltun’a rağmen Başkan Kıvrak’ın ayağı yere basan sosyal belediyecilik kapsamındaki samimi projeler geliştirmesi, kadın istihdamına büyük önem vermesi ve Başkan Dinçer’in yarım bıraktığı bazı işlere sonuna kadar sahip çıkması da göz dolduruyor diyebilirim.
İlk kez ilçede kitap fuarı başlatması, Halk Sofrası’nı kurması ve çevre duyarlılığı taşıyan ödüllü projelere imza atması gelecek için de ümit veriyor. Umarız hizmet aşkı daha da katlanır ve gelecekte Çine için daha makro projeler için de kolları sıvar.
Didim’e bakacak olursak(!); Zabıtaları baloncu çocuklara karşı talimat yağmuruna tutarak, sokaklarda pervasızca satış yapmalarına engel olabilmek için özel pusu ekibi kuran Başkan Gençay’a ne desek az gelir. Bravo sana Hatice Başkan. İşte cesaret, işte feraset, işte fazilet, işte fedakarlık, işte mertlik, işte insan gibi insanlık.
Hakikaten bu balon satan çocuk konusu önemli(!). Koskoca Didim’de uluorta Hindistan sokaklarını andıracak şekilde balon satılması(!) hangi akla hizmettir sorgulanmalı ama göreve gelir gelmez damadını işe alan, daha sonrasında da Başkan Gençay’ın arasının açıldığı bu ‘Damat Bey’in, seçim döneminde iş insanlarından toplanan 19 milyon liralık ‘kirli para sarmalı’nın geriye ödemesine dönük bir kısmının çöp poşetlerinde taşındığını ileri sürmesiniyse nereye koysak bilemedik!
Acaba şimdi artık paralar çöp poşetinde değil de yanında viskiyle birlikte baklava kutularında mı taşınıyor, işin bu kısmını araştırıp sorgulamak ve açığa çıkarmaksa elbette MASAK’ın ve yargının işi.
Şimdilik bu yazıda göreve yeni seçilen en genç ve en yaşlı başkanlarımızı kısmen ele aldım. Bir sonrakindeyse koltuğa adeta kök salan, bazı patronlara iş gördürüp sorun çözmeyi belediyecilik zanneden, hizmet aşkı pas tutan, açlık edebiyatıyla vatandaşın karın gurultusu üzerinden siyaset devşiren, kendisini dev aynasında gören ve oligarşinin çavuşluğunu yapmaktan büyük haz duyan bazı başkanlarımıza da kendilerini iyice bir sorgulamaları adına esaslıca değineceğim.
Sağlıcakla kalın.