Küresel Emperyalizm’in kalesi ABD’nin en büyük kenti olan 8 buçuk milyon insanın yaşadığı New York’ta seçimleri Cumhuriyetçi rakibine karşı ezici farkla kazanan henüz 34 yaşındaki Mamdani, “Beni izlediğini biliyorum Trump, TV'nin sesini aç” ifadeleriyle tarihe bir seslenişe de imza attı.

Büyük yankı uyandıran bu seçim zaferiyle dünyanın süper gücü kabul edilen ABD’nin en önemli kenti New York’ta, hem ilk Müslüman Belediye Başkanı, hem 1892'den bu yana en genç belediye başkanı unvanlarını alan Zohran Mamdani, Afrika kıtasında doğup Amerika’nın kalbinde seçilen ilk belediye başkanı olarak da tarihe geçti.

Bu gelişme esasen yarınlarda global ölçekte birçok metropolde, büyükşehirde, hatta nüfusu beş ya da on binlerle ölçülen ilçelerde bile artık genç kuşakların yönetim koltuğuna oturacağının işaretidir.

Bu dediğimi gerek Türkiye, gerekse Aydın ölçeğinde bir sonraki yerel seçimlerde de çok net göreceksiniz. Sırtını halkına değil oligarşiye ve sermaye gruplarına yaslayarak yıllarca siyaset bezirganlığını yapanlar, yapılacak ilk yerel seçimlerde Aydın’da da sandıkta halkın esaslı şamarıyla karşılaşacak.

Trump’a yönelik seçim zaferiyle ilgili yaptığı konuşmasında, “Beni izlediğini biliyorum Trump, televizyonun sesini aç” diyen Mamdani’nin, güce tapan, şımarık ve sırtında ego dağıyla kasım kasım kasılan birine karşı çok manidar bulduğum bu seslenişi, bence gelecekte bir çok seçim sonrasında dalga dalga yayılacak.

Aydın’da 15 yıldır gazetecilik yapıyorum. “Beni okuduğunu biliyorum, gözlerini dört aç” diyeceğim kişiler de “Sarımsağı gelin etmişler kırk gün kokusu çıkmamış” tespitinde bulunacağım yüksek makam sahipleri de üç aşağı beş yukarı bellidir.

Bu şehir ne yazık ki senelerdir aynı yüzler, aynı isimler ve aynı kısır döngüye hapsolmuş bir sahipsizlik içerisinde ucuz vaatlerle yönetilmeye devam ediyor.

Hepsi birbirine benzeyen, kendisini dev aynasında gören, değişimden korkan, koltuğu ‘emanet’ değil mülk’ sanan siyasetçilerin yıldan yıla daha da palazlandığı bu ildeki birileri, ne yazık ki dünyanın nasıl bir değişime girdiğinin aslında hiç farkında değil.

Aydın halkıysa yorgun. Halk artık açık açık aynı cümleleri duymaktan, aynı afişleri görmekten ve aynı isimleri sandıklardan makamlara taşımaktan yoruldu.

Sonuç olarak artık bu şehirde birilerinin dönemi yapılacak ilk seçimde öyle ya da böyle kapanacak; Çünkü gençler geliyor.

Onlar artık birilerinin yerine değil, kendi adına konuşacaklar. Onlar artık ruhsat izinleri ve kitabına uydurulmuş türlü alengirli işlerle servetine servet katmak için değil, halk adına görevlere talip olacaklar. Tıpkı Mamdani gibi, “Beni izlediğini biliyorum” diyerek sistemin gözlerinin içine bakacaklar.

Not edin; O gün geldiğinde, Aydın’ın meydanlarında eskiyi tarihi hezimetle alaşağı edecek bir gencin dudaklarından dökülen şu cümle yankılanacak;
“Şu anda canlı yayında beni izlediğini biliyorum…”

Ve o gün geldiğinde, Aydın’da artık köhne siyaset dilinin yerine, gençlerin halkıyla omuz omuza yürüdüğü cesur adımları ve tertemiz sözleri yükselecek.

Ve ben yürekten inanıyorum o gün geldiğinde Aydın tüm ihtişamıyla yeniden aydınlanacak.