Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 Şubat ayı toplantısı, bir kez daha siyasi bilek güreşine sahne oldu.

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda çoğunluğu elinde tutan CHP’li üyelerce ötelenerek reddedilen İller Bankası’ndan çekilecek 1 buçuk milyarlık kredi tutarı üzerinden dönen karşılıklı atışmalarla haftayı kapattık desek yeridir.

Şu da var ki; CHP’li meclis üyelerinin bugüne kadar 4 milyar lirayı aşan devasa kredi talebine onay vermesi, Aydın Büyükşehir Belediyesi yönetiminin yatırım iştahını da gözler önüne seriyor ancak siyaset takdir edersiniz ki bazen bambaşka gerekçelerle birden bire farkı yönlere evrilebiliyor.

Kaldı ki CHP’den bu tarz bir muhalefet de beklenmiyor değil. Geliştirilen siyaset tarzı açısından bakıldığında CHP’nin yerelde birden bire muhalefete düşmeleriyle birlikte Aydın Büyükşehir Belediyesi yönetiminin her hamlesine koşulsuz şartsız onay vermeleri, kendi siyasi varlıklarıyla da çelişebilir.

CHP’nin meclis aritmetiğinin verdiği denetleme yetkisini bu anlamda bazen bir 'fren mekanizması' olarak kullanacağını, en son reddedilen borçlanma konusu vesilesiyle de görmüş olduk.

Gelinen noktada reddedilen kredi üzerinden bakıldığında, CHP kanadı Aydın’ın borçlanmasına karşı olduklarını yinelerken, Cumhur İttifakı ise ildeki 17 ilçeye yapılacak yatırım ve hizmetlere engel çıkartıldığı yönünde savunma mekanizması geliştirdi. Genelde polemik konularında sessiz kalmayı tercih eden AK Parti Aydın Milletvekili Ömer Özmen bile “Eser ve hizmet siyasetimize engel olanlara kıymetli hemşerilerimiz elbette günü geldiğinde sandıkta bunun hesabını soracaktır” ifadeleriyle topa girdi.

Bu karşılıklı atışmalara dönük halkın yaklaşımıysa en azından Çine Kır Kahvesi’nde ya da İncirliova Kazak Kahvesi’ndeki yerel haberleri takip eden Mehmet Amca için inanın zannettiğiniz gibi değil; Mehmet Amca için mesele çok daha somut ve basittir. O, şehre yapılacak kayda değer işlere ve gözle görülür hizmetlere bakar geçer.

Netice olarak geride kalan hafta içerisinde bazı muhtarlarımızın CHP İl Binası önüne siyah çelenk bırakması, Aydın siyaset tarihinde nadir görülen bir tepki olarak da kayıtlara geçti.
Elbette az sayıdaki bu muhtarlarımızın bireysel eylemi tüm muhtarları da bağlamaz ama yine de gündemde yer etmedi değil.

Bu noktada şehrin sağduyuya, akli selime ve uzlaşıya ne kadar büyük ihtiyaç duyduğu da bir kez daha açığa çıkmış oldu ancak bu bahsi şimdilik geçelim. Zira Aydın’da siyasi bilek güreşi, 2029’da yapılacak yerel seçimlere kadar daha şiddetlenerek sürecek gibi.

Netice olarak siyasetin bu sıcak gündemi devam ederken, Aydın gökyüzünden gelen sınavla da kısmen sarsıldı. Bereket yağmurları barajlarımızı bir güzel doldururken, kuvvetli sağanak yağışlar, Ziraat Odalarımızın verilerine göre tam 155 bin dönüm tarım arazisini sular altında bıraktı.

İlimizdeki tüm ziraat odası başkanlarının tek yürek olarak seslerini yükselttiği “Aydın’ın Afet Bölgesi İlan Edilmesi Talebi”nin yerine getirilmesi, gelinen noktada Aydın’ın en öncelikli ihtiyaçlarındandır. Çiftçilerimizin en önemli beklentisi de aslında dönüp dolaşıp banka kredilerine geliyor. Taşkınlardan etkilenen çiftçilerimizin isteklerine dönük baktığımızda, kamu bankalarına olan kredi ödemelerinin ertelenmesi ve krediye erişimde kolaylık başı çekiyor.

Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da çağrılara kayıtsız kalmaması, zararının tanzim edilmesini bekleyen üreticilerimiz için de hayati önem taşımaktadır.

Şunu da söylemeden edemeyeceğim; Aydın’ın bugün esasında siyasi inatlaşmaların ötesinde sağduyuya, tarlalarda hissedilecek devlet şefkatine ve meclis sıralarındaysa halkın önceliklerini merkeze alan uzlaşı kültürüne büyük ihtiyacı var.

Geride kalan haftalarda etkili olan kuvvetli sağanak yağışlarda okul bahçelerinde devrilen ağaçlar, sular altında kalan mezarlar, su baskınlarıyla cebelleşen ilçeler ve birden bire göçen kimi yollarınsa hali ortada. “Memlekette her aşırı yağmurda su alan ayakkabılarımızla seke seke yürüyoruz” bunu da yazıver diyen okuyucumuz da elbette haksız değil.

Netice itibariyle Aydın’ın tüm ilçelerinin afetlere ve olağanüstü durumlara ne yazık ki hazır olmadığını da açık yüreklilikle kabul etmemiz gerekiyor. Kentimizin topyekün bir master plana ihtiyaç duyduğu su götürmez bir gerçek.

Unutulmamalı ki Aydın’da siyasetin de her partiyi kapsayan ölçekte halk nezdinde bir kredisi vardır. Halkın verdiği bu kredininse faizi ağır, vadesiyse önüne ilk koyulacak sandığa kadardır.

Bizden söylemesi…